Sex Hikayeleri

2 hafta önce - admin Ekledi - 1537 Kez Okundu

Hakan aklımı almıştı

Heyy BEN BURCU YAZDIĞIMI GÖRÜYOSAN BENİ ARA KONUŞALIM BOŞALTİM SENİ :))
NUMARAM: 0035 351 57 32

Hakan aklımı almıştı

Selamlar, ben gamze, 30 yaşındayım. Aslen İstanbul’luyum ama işimden
dolayı İzmir’de yaşıyorum. 20 yaşımda ilk aşkımdan yediğim darbeden
sonra, bir daha erkeklerle hiç ilişkim olmadı. İlk aşkımla evlenecektik
ama o beni aldattı, hemde benim kızlığımı bozmasına rağmen. Ben de onu
terk ettim. Bir daha da, hiç bir erkeğe aşık olmayacağıma ve hiç bir
erkekle ilişkiye girmeyeceğime dair kendi kendime söz verdim. Bu sözümü
de senelerce tuttum, taki günün birinde hakan benim çalıştığım işyerinde
çalışmaya başlayıncaya kadar. Hakan’i bizim ofiste ilk gördüğüm an,
derler ya hani “Amının suyu aktı” diye, aynen ben de öyle oldum işte,
resmen amımın suyu akıyordu, onu her gördüğümde, ama yine de son derece
resmi davranıyordum. Aklım çıkıyordu kendisine karşı hislerimi anlayacak
diye. Ofiste mesai arkadaşlarımla, hep kadın ve erkeklerin evlendikten
sonra kendilerine bakmadıklarından bahseder, göbekli bay ve bayanları
eleştirirdik. Birgün yine böyle bir muhabbet esnasında, hakan bana “Sizi
tebrik etmek lazım gamze hanım, gerçekten de kendinize çok dikkat
ediyorsunuz.” deyince, mesai arkadaşlarımın gözü üzerime çevrildi.
hakan’ın bana ettiği bu beklenmedik iltifat karşısında bir an şaşırdım
ve “Fakat doğru olan da bu değil mi?” dedim. O da “Valla çok doğru!
Bakın ben eşimden yeni ayrıldım. Evlendikten sonra eşim kendinsini iyice
dağıtmştı. Bir türlü kendisine bakmasını, spor yapmasını kabul
ettiremedim. Buna rağmen evliliğimiz süresince kendisini hiç aldatmadım.
Kendisi ile bir de aynı şirkette çalışıyorduk, eşimi nerdeyse 24 saat
bakımsız halini görmeye dayanamadım ve boşandım. O yüzden de şirket
değiştirdim, hayatıma bir yenilik gelsin istedim.” deyince, hakan’a olan
ilgim daha da arttı. Gece gündüz onu düşünür olmuştum. Evlilikten
korkuyordum ve birlikte yaşamayı ise örf ve adetlerimize aykırı
buluyordum. hakan’dan de bana açıkca bir teklif gelmiyordu, sohbet
sırasında sözleri beni övmekten ileri gitmiyordu. Ben de gurur meselesi
yapıp, ona karşı hislerimi belli etmiyordum. Çalıştığımız ofis, bir
pasajın üzerinde bulunan 8 katlı bir işmerkezinin 7. katındaydı. Pasajda
ve binada saat tam beş buçukta mesai biter, pasajın kapıları ve
kepenkleri otomatik olarak kapanırdı, sadece en alt katta girişte,
güvenlik kulübesinde bir tane güvenlikçi kalırdı. O gün ofiste halletmem
gereken çok dosya vardı. Arkadaşlarla sohbet ederken ben biraz oflayıp
poflayınca, hakan “Ben sana yardım ederim.” dedi. Arkadaşlar kendi
dosyalarını bitirmişler, teker teker ofisi terkediyordu. hakan’la ben,
dosyalara öylesine dalmışız ki, mesainin bittiğini ve kapıların
kapandığını son anda fark ettik. Bu gibi durumlar için içerde güvenliğe
ait düğme var, ona basayım derken hakan bana engel oldu, “Kalan son iki
dosyayı da bitirelim, ondan sonra düğmeye basar çıkarız.” dedi. Ben de
“Tamam.” dedim ve masaya, dosyaların başına döndük yeniden. Dosyaların
başında, ben işin bir an önce bitmesi için çabalarken, hakan’ın
çalışmadığını ve beni seyrettiğini gördüm. Bana “Sen hep böylemisin?”
dedi. Ne demek istediğini anlamadım ve “Nasılım yani?” diye sordum. “Çok
alımlı bir bayansın, başını işinden kaldırıp hiç etrafına bakmazmısın?”
dedi. Ben de “Etrafımda bakacak doğru düzgün birşey göremiyorum.”
dedim. O da “Peki ben yamuk yumuk’muyum? Neden beni görmüyorsun?”
dediğinde, elim ayağım titremeye başladı. Hakan ise yanıma iyice
sokuldu, nefesini kulaklarımda ve boynumda hissettirerek konuşmasını
sürdürdü, bir müddet sohbet ettik.

Bana ‘Benimle uzun zamandır konuşmak istediğini, ancak benim soğuk
davranışımdan cesaret alamadığını’ söylediğinde çok hayecanlanmıştım.
Birden beni ayağa kaldırıp, boynumdan öpmeye başladı. Ben sanki kukla
gibiydim, itiraz edecek gücü kendimde bulamıyordum. Herşeyi oluruna
bırakmıştım, sanki bir hayal dünyasındaydım, sanki büyük bir
boşluktaydım. Nefesi nefesime vuruyor, dili ağzımın içinde bir vantuz
gibi dilimi emiyordu. Bütün kontrol onun ellerindeydi sanki. Az sonra
memelermi avuçlarının içine alıp küçük ısırıklarla emiyordu. Heyecandan
bacaklarım titremeye başladı, amım su içinde kaldı. Elini külotumdan
içeri soktuğunda ve amımın ıslandığını farkettiğinde, nedendir
bilmiyorum ama epeyce utandım. Beni masanın üzerine oturttu ve ani bir
hareketle külotumu sıyırıp, çekti çıkardı. Kemerini çözüp pantolonunu
indirdi ve bacak arama yanaştı. Sikini her tarafımda gezdiriyor ve “Beni
istiyormusun?” diye soruyordu. Ben öylesine şaşkındım ki konuşmaya
mecalim yoktu. Sadece onun öpüşlerine arzuyla karşılık veriyordum. Bu
şekilde bir süre öpüstükten sonra, beni masadan yere indirdi, ellerim
masaya, arkam onun kucağına gelecek şekilde beni masaya dayadı ve
domalttı. Sonra “İşte bu! Seni ilk gördüğüm andan itibaren, seni burda
bu şekilde sikerken hayal ediyordum hep.” diyerek, sikini amım ve götüm
etrafında dolandırmaya başladı. Ben heyecandan, korkudan ve zevkten
inliyordum, amım iyice sulanmıştı ve amımın suları bacaklarımın
içlerinden dizlerime kadar süzülüyordu. Bacaklarımı iyice ayırdım,
sabırsızlıkla hakan’ın sikini içime almayı bekliyordum. O ise, sikini
eline almış, sikinin kafasını amımın ve götümüm deliğine sürtüp, beni
daha da çileden çıkarıyordu. Daha fazla dayanamadım ve “Ne olur
sikişelim artık, hadi sok lütfen!” diye yalvardım. hakan’da “Tamam canım
sikişecegiz, önce sikimi bir al ağzına.” dedi ve saçlarımdan tutarak
beni doğrulttu, yüzümü kendisine doğru çevirdi, önüne diz çöktürerek,
sikini ağzıma uzattı. Ben derhal sikini yalamaya ve emmeye başladım.
Kafamı sikine doğru bastırıp, “Hepsini al ağzına!” dedikçe ben daha da
heyecanlanıyordum ve sikini gırtlağıma kadar alıyordum. hakan gözlerini
kapatmış, zevkten inlerken, ben de kendi kendime nasıl böyle birşey
yapabildiğime şaşırıyordum. “Yeter bu kadar sevgilim.” dedi ve beni yine
saçlarımdan tutarak ayağa kaldırdı ve beni tekrar masaya domalttı.
Parmağını ilk önce amıma, sonra da göt deliğime soktu çıkardı ve bana
“Nerden istiyorsun?” dedi. O an “Sen nerden istersen ordan.” dedim, (ki
ben eski sevgilimle sadece iki defa ilişkide bulunmuştum, her iki
defasında da beni amımdan sikmişti, götten hiç denememiştik). Sikinin
yavaş yavaş götüme girdiğini hissettim. Mert işini çok iyi biliyordu,
biraz giriyor bekliyor, tekrar yavaşca derinlere kayıyordu. Sikinin
götüme ilk girdiği anda duyduğum acı artık kaybolmuştu ve dahası götümün
sikilmesinden zevk alıyordum. Beni götümden sikerken eliyle de
klitorisimle oynuyordu ve ben zevk çığlıkarıyla titriyor defalarca
orgazm yaşıyordum. Az sonra hakan da hayvani bir inlemeyle götüme
boşaldı. Ben tam ‘siki inmiştir’ diye düşünürken, sikini götümden
çıkarıp amıma sokması bir oldu. Hiç beklemiyordum ve acayip derecede
şaşırmıştım, siki taş gibiydi. Sikini sert bir şekilde amıma sokup
çıkardıkça ben tekrar zevk çığlıkları atmaya başladım ve masanın
kenarlarına sıkıca tutunup düşmemeye çalışıyordum.

Amımı öyle sert sikiyordu ki masa yerinden oynuyor, “Tık, tık…” sesler
çıkarıyordu. hakan amımı sikerken aynı zamanda da “Sen benim orospumsun,
kaltağımsın, benim karımsın. Götünden de amından da sadece ben sikerim
seni, benden başkası sikemez bu harika amı ve götü.” dedikçe, ben daha
da zevke geliyordum ve durmadan orgazm oluyordum. Hakan bir ara iyice
hızlanınca, ben tam kendi kendime “Şimdi boşalacak.” diye aklımdan
geçirdim ki, sikini amımdan çekti çıkardı, beni çevirdi ve sırtüstü
masaya yatırdı ve üzerime eğildi. Dudaklarımız yine vakum gibi birbirine
yapışmıştı. Vücutlarımız arzudan yanıp kavruluyordu. Her tarafımı
yalıyor, öpüyor ve kokluyordu. Sanki sikişmeye yeni başlamıştık. Sanki
on dakika önce beni götten sikerken bağıra bağıra boşalan biz değildik.
Bacaklarımı ayırıp sikini amıma sokmak istediğinde, siki amıma girmekte
zorlanıyordu. Amım boşalmalarımdan dolayı kurumuştu. “Şimdi sulanır
merak etme.” dedi ve belimin altına ceketini koydu, başladı amımı
yalamaya. Klitorisimi emdikçe ben zevkten bağırıyordum, çığlıklar
atıyordum. Nasıl olsa sesimizi duyan olamazdı. Yedinci kattaydık ve
kos-koca işmerkezinde bizden başka kimse yoktu. Herşeyde özgürdük. Ben
zevkten inleyip bağırdıkça, Mert de “İşte bu! Kadın dediğin sikişirken
altında yılan gibi kıvranacak, inleyecek bağıracak!” diyordu. Amım
hafiften nemlenince, ayaklarımı omuzunun üstüne yerleştirdi,
bacaklarımdan çekerek amımı sikine iyice yanaştırdı. Sikini amımın
dudakları arasında bir ileri bir geri gezdirmeye başladı, sikinin
kafasını amımın deliğine değdirip geri çekiyordu. Amım öylesine
sulanmıştı ki, sanki amımı diliyle yalıyormuş gibi zevk almaya başladım
ve inleyerek “Hadi…” dedim ve sikini amıma sokmasını bekledim. Hakan ise
duraksadı ve “Hadi, ne?” diye sordu. Ne demek istediğimi bal gibi de
anlamıştı, ama benden müstehcen sözler kullanmamı bekliyordu. “Benden
yapmamı istediğin şeyi açıkça söyle.” diyordu. Ben de ne isterse onu
yapıyor onu söylüyordum, altında inleyerek “Amımı sikmeni istiyorum.”
dedim. Bütün bunları nasıl söyleyebiliyordum ve dahası nasıl
yapabiliyordum bilmiyorum, ama bedenimi ona teslim etmiştim seviştikce
vücudum acaip gevşiyordu. Ben bunları düşünürken, sikini amıma öyle bir
soktu ki, ben resmen bir hayvan gibi böğürdüm. Sikini amıma sokuyor
çıkarıyor ve bana inlemeyle karışık müstehcen sözler söylüyordu. Sikini
amıma kökledikçe benim iniltilerim daha da çoğalıyor ve ofisin
duvarlarında yankılanıyordu. Arada bir duracakmış gibi yapıyor ve “Söyle
orospu, seni sikmemi istiyormusun? Bırakalım istersen?” deyip benimle
oynuyordu. Ben de “Hayır, durma! Sikmeye devam et! Ne olursun sik beni!”
diye ona yalvardıkça o bundan büyük zevk alıyordu ve daha sert ve hızlı
sikiyordu. Artık ikmizin de haykırısları ve iniltileri değişmişti,
resmen hayvanlar gibi sesler çıkarıyorduk. Hareketleri daha da
sertleşmişti, artık sikini tamamen içimde hissediyorum. O kökledikçe ben
inliyordum, ben inledikçe o köklüyordu. Hareketleri hızlandıkça
taşaklarının amıma çarpma sesleri gelmeye başladı. Birlikte “Evet evet,
çok güzel, harika, ohhhh, yes, yes…” sesleriyle aynı anda sarsıla
sarsıla boşaldık ve birbirimize kenetlendik…